Rina Kahel 'in Günlüğünden... - akyelken - Blogcu



akyelken

akyelken

deneme bir sayfa; Dosta dostun zahmeti ağır gelir mi? Zahmet: içtir, ruhtur. Dostluksa onun derisine benzer. Dostluk nişanesi beladan,fetlerden, mihnetlerden hoşlanmak değil midir? Dost altın gibidir. Bela da ateşe benzer. Halis altın, ateş içinde saf bir hale gelir. Gönül istemeden ağza gelen lâtif sözler, külhandaki yeşilliğe benzer, dostlar. Uzaktan bak, geç. İyilik ettiğin kişinin şerrinden sakın! Dostluk son demdedir. (mesneviden)

Konya Hava Durumu


GÜNLÜK GAZETELER
Vakit Gazetesi
Zaman Gazetesi
Yeni Şafak Gazetesi
Türkiye Gazetesi

GEZGİNLER


Display Pagerank

Program İndir

Program Arama Motoru:

  • Konya'dan Canlı Kamera İzlenimleri
  • Rina Kahel 'in Günlüğünden...

    Pazar, Ocak 25, 2009
    Kategori: Guncel

    Adı Rina Kahel. İsrail saldırılarına maruz kalan yüz binlerce Filistinliden biri. Mesleği tercümanlık olan ve Gazze'de yaşayan Kahel, saldırılar boyunca evinden hiç çıkamamış. Bu sürede yaşadığı korku dolu anları ise bir günlüğe aktarmış.

    "BUGÜN SAVAŞIN 20. GÜNÜ VE HALA HAYATTAYIM"

    Her gün 'bugün savaşın en şiddetli günü' diyorduk, fakat bugün gerçekten en şiddetlisi. Kurşunları hep televizyondan görüyorduk; ancak bugün gözlerimizle gördük. gece boyunca gökyüzü havai fişeklerle Aydınlanmış gibiydi. Havai fişekler yerden havaya atılır diye bilinir; fakat Gazze'de farklı. Burada havadan yere atılıyor.

    İsrail askerleri şu anda Tel El Hava bölgesinde. Oradan değil bir dolara, bir penny ile bile taksi tutup evime gelebilirler.

    Ben bilgisayar kullanırken tüm aile üyeleri bulunduğumuz odayı tam bir operasyon odasına çevirerek askeri analizler yapıyor. İnsanlar benim bu ortamda nasıl oluyor da internet kullandığıma şaşırıyorlar.

    Üç hafta oldu ve halen evlerimizden çıkamıyoruz, hiçbir yere gidemiyoruz ve bir şey yapmıyoruz. Ne su var ne de elektrik. Gerçekten çok sıkıcı, ne yapacağımı bilemiyorum. Bazen perdelerdeki kıvrımları sayıyorum, bazen de cep telefonumla oynuyorum (tabi şarjı olursa). Tabi bazen kardeşlerimle tartışıyorum.

    Her neyse, bu savaştaki en ilginç şey, Şlomo'nun (İsrail) savaş zamanında Gazzelilere sempati beslediğini ifade etmesiydi. İsrail ordusu biz Gazzelilerin istediğimiz her şeyi yapabilmemiz için günde üç saat ateşkes ilan ettiğini söylüyordu.

    Bu üç saat bazen 1'den 4'e kadar, bazen 8'den 11'e, bazen de 10'dan 1'e kadar oluyordu. Yarınki üç saat ne zaman tahmin et! Aslında bu üç saatte ne yapacağımı tam olarak da bilmiyorum. Nereye gideceğimi düşünmeye başlıyorum. (Sanki Gazze'de gidilecek çok yer varmış gibi) Ve sonunda uyumaya karar veriyorum, en azından nispeten sessiz ve kurşun sesi yok. geceleri o casus uçaklarının çıkardığı vızıltı sesi beyinlerimizi kazıyor gibi uyumamıza engel oluyor.

    gece-gündüz, uzakta-yakında hep roket sesleri ve patlamalar duyuyoruz, sürekli sarsılıyoruz. İsrail güçleri artık mezarlık, düğün salonları, yaşanan ya da terkedilmiş evler gibi farklı ve yeni yerleri de vurmaya başlıyor.

    Bu arada, Filistinlinin evini yok etmeden önce küçük bir uyarı füzesi gönderen İsrail pilotuna da teşekkür etmek istiyorum. Ne kadar insancıllar! Ve siz onlara deli ve zalim diyorsunuz! Düşünsenize pilot, sizi öldürmek için göndereceği bombadan 5 dakika önce uyarı füzesi atıyor.

    Daima kendime bir atasözünü hatırlatıyorum 'kurşunlardan korkma, çünkü seni öldüren kurşunun sesini asla duymazsın. Fakat o roketlerle aynı değil. Doğru değil mi?

    En ilginç şeylerden biri de telefonun çalması. Kardeşlerim ve ben hemen kimin cevap vereceği konusunu tartışıyoruz. Diğer Arap ülkelerinden pek çok kişi bizi arar. Bize iyi dilekler sunuyorlar. Fakat bazen de bizi silah bulundurmak, direnişçilerle işbirliği yapmakla itham eden israil ordusundan biri arıyor. Galiba bugün Gazze'de bizimkinden başka arayacakları telefon kalmadı. Sürekli telefonumuz çalıyor.

    Yeni tartışma konumuz ise fosfor. Hayatım boyunca fosforun balıklarda bulunduğunu ve faydalı olduğunu duydum. Ama şimdi durum farklı. Fosforu insanları öldürmek için kullanıyorlar.

    Boş zamanlarda faydalı bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Yeni bir spor dalı buldum: Su deposu sporu. Çatıya çıkıp kaç litre su kaldığını kontrol ediyorum. Artık depo sesine duyarlı bir kulağım var. Depoya vurunca çıkan sese göre içinde az veya çok su olduğunu anlayabiliyorum. Tabi ki bunu herkes yapabilir; ama yeni yeteneğimle içinde kaç litre olduğunu da söyleyebiliyorum.

    Bugün kendimi hala hayatta buldum ve Gazze'deki durumumuzu size anlatabilmek için bunları yazmaya karar verdim. Yarın hayatta kalabilir miyim, bilmiyorum.

    Lütfen bizim için dua edin. Bu sorunun çabuk bitmesi için dua edin. Yaralılar ve şehitler için dua edin. Allah'a üzerimize sabır yağdırması için dua edin. Ve hala zamanınız varsa zengin olmam için de dua edin.

     (CİHAN)
    Kaynak: Star
    Tarih: 10:31:05 24.01.2009

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

    Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
    3 yorum yazilmistir

    2009-02-11 14:32:07 - Asi

    Yazan: AMaNeY
    kip deli:P)) nerdesin...

    iyisindir umarim

    sevgimle

    mutlu kal

    rast gele..


    ************

    ben buralardayım da sen nerelerdesin

    gene gitmişsin (nereye ise bu gitmeler)

    umarım sen de iyisindir..

    görüşmek üzere.

    mutlu ve huzurlu kal...

    Düzenleyen catakadir gün: Tuesday, February 17, 2009 saat: 22:11
    Bağlanti :: ::

    2009-02-03 14:03:23 - Asi

    Yazan: AMaNeY
    Su bahsedilen ortamda olmadigimiz icin Allaha sukurler olsun,

    Hala yasiyormudur??

    Nerelerdesin sen

    sevgimle

    mutlu kal

    rast gele..
    Bağlanti :: ::

    2009-01-28 00:50:35 - http://buyukguzel.blogspot.com

    Yazan: Büyükgüzel
    kardeşim; peki DOĞU TÜRKİSTAN, TÜRKMENELİ, BATI TRAKYA, KARABAĞ, HOCALI, DAĞLICA, GABAR ...
    ben derim ki önce can sonra canan..
    benim MÜSLÜMAN TÜRK kardeşlerim bu acıları yıllardır çekiyor..
    nerde herkes!!!
    Bağlanti :: ::

    « Önceki - Sonraki » « Önceki - Sonraki »
    Turk Bayrağı

  • YORUMSUZ
  • Bİ TANEM

    Google
    Web catakadir.blogcu.com



    YASAK HEMSERİM

    CUMHUR BAŞKANIM