ne dersen de... - akyelken - Blogcu



akyelken

akyelken

deneme bir sayfa; Dosta dostun zahmeti ağır gelir mi? Zahmet: içtir, ruhtur. Dostluksa onun derisine benzer. Dostluk nişanesi beladan,fetlerden, mihnetlerden hoşlanmak değil midir? Dost altın gibidir. Bela da ateşe benzer. Halis altın, ateş içinde saf bir hale gelir. Gönül istemeden ağza gelen lâtif sözler, külhandaki yeşilliğe benzer, dostlar. Uzaktan bak, geç. İyilik ettiğin kişinin şerrinden sakın! Dostluk son demdedir. (mesneviden)

Konya Hava Durumu


GÜNLÜK GAZETELER
Vakit Gazetesi
Zaman Gazetesi
Yeni Şafak Gazetesi
Türkiye Gazetesi

GEZGİNLER


Display Pagerank

Program İndir

Program Arama Motoru:

  • Konya'dan Canlı Kamera İzlenimleri
  • ne dersen de...

    Pazar, Mart 23, 2008
    Kategori: Hasbihal

    Kalp ve Anahtar

     

    Roman kahramanları yada hikayelerde birileri birilerine aşık olmalı yada aşkı için kahramanca işlere kalkışmalı şeklinde serüvenler sürmekte… bence aşk göreceli bir şey olduğuna göre, aşk  her kesin kendince hissettiklerinde başka bir şey değildir… yazılanlar ve yaşamdan gördüğüm bir çok aşk, iki kişinin bencilleşmesinden başka bir şey değildir, bu aşkın sonu güzel biterse ne ala ya güzel bitmedi diyelim… bir elmanın iki yarısından tutunda ruhumun hayat kaynağından hayat ışığına kadar her şeyin olarak hissettiğin birine bir den kinlenirsin…  niye ne oldu? hani onsuz olamazdın hani o senin hayat kaynağındı, geçin bunları geçin asıl olan kendi ihtiyacın nefsinin onsuz olamamasıydı, birden yaşadıklarınız ayrılınca karşılıklı atışmaya kahretmelere gitti, işte aşk görecelidir aşk yaşanmaz yaşatılır, ben aşık oldum onsuz olamam, o yoksa bende yokum ifadeleri ancak beynin uyuşmuşluk halinin bir eseri ve damarlarınıza zerk ettiğiniz birbirinize bağımlılık ilacından başka bir şey değildir. Bağımlılık diyorum bağlılık değil, iki kişi elbet birbirini sevecek; saygı duyarak, özen göstererek, birbirini inceden inceye tanıyarak ve sadakatin en son derecesine çıkarak birbirini sevecek, severken iki kalpten başka kalplerin atışlarını da duyarak hissederek bir parçalar bütünün farkında olarak yaşayacak işte o zaman sevginin ismine ister aşk de ister sevda ister ne dersen de yeter ki yaşa….

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

    Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
    2 yorum yazilmistir

    2008-03-24 21:29:13 - BU HABERİ OKUDUNUZMU?

    Yazan: metekan
    Atatürkçü Düşünce Derneği'nin düzenlediği seminerde, Türkiye'de mevcut yasal düzeni bozmayı hedefleyen birbirinden korkunç açıklamalarda bulunuldu.

    Kendisini Ulusal Sanayici ve İşadamları Genel Sekreteri olarak tanıtan Birol Başaran adlı kişinin, Hukuk Okulu seminerindeki bu sözleri toplantıya katılanlardan büyük destek gördü. Konuşmacının toplumu hukuk dışılığa çağıran açıklamaları, oturuma Başkanlık eden Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Emekli Orgeneral Şener Eruygur'un da hoşuna gitti. Başaran fotoğrafı tamamlayan cümleyi kurmayı da ihmal etmedi: Bu kadar alkış aldığımıza göre örgütü kurduk biz…

    Salondaki sözde ulusalcı hava yoğunlaştıkça düzen karşıtı söylemlerin de dozu arttı. Konuşmacı bu kez de muhtemel bir askeri darbenin zamanlaması hakkında ipuçları vermeye başladı.

    BİROL BAŞARAN: “Ben dediğim gibi hukuk dışına çıkmayı çok seven bir insanım ama şu anda zamanı değil. Niye zamanı değil, ben onu açıklamaya çalışıyorum. Beş yıl boyunca bu AKP hükümetinin bütün vatan hainliklerini ülke satmasını gördükten sonra ülkeyi tekrar şu anda elimize alırsak krizi elimizde buluruz. Böyle bir problem var. Krizi bu adamların elinde patlatıyor olmamız lazım. Çünkü Türk halkının bunu daha iyi anlaması bunların bütün yüzlerini görmesi için bunu yaşaması lazım, bunu görmesi lazım. Biz eğer bu günlerde adamlara darbe yapıp ellerinden alırsak hem mazlum olayını yapacağız, hem kahraman olacağız, hem de kriz elimizde kalacak… “

    Bunca kalabalığın içinde "sâlim kafayla" düşünen, ülkenin birlik ve bütünlüğü önemseyen bir tek kişi yok mu sorusu neden sonra cevap buldu. Toplantıyı takip edenlerden biri sesini yükseltti ve "darbeyi nasıl savunursunuz?" diyecek gibi oldu. Darbe ve hukuksuzluk çağrılarına sessiz kalan başkan Eruygur, işte tam bu noktada araya girme ihtiyacı hissetti: Karşılıklı konuşmayalım lütfen...

    Seminerin soru cevap kısmında darbe tellalı konuşmacıya müdahalenin zamanı soruluyordu: Ne şekilde ülkemizin yönetiminde söz sahibi olabiliriz?
    -“Hüseyin bey ben çok yakında olacağını düşünüyorum. Yani çok az kaldı.”

    4 gün devam eden ve hiçbir devlet görevlisinin müdahale etmediği iç savaş, darbe, hukuka isyan ifadeleriyle dolu toplantıların son gününde ise kürsüye Cumhuriyet Gazetesi Köşe yazarı Ataol Behramoğlu geldi. Üslup öncekilerin hemen hemen aynısıydı: “Herşey demokratik kurallar içinde olur diye bir kural var, bana göre olmaz. Ne olacağını doğrusu vallahi bilemeyiz. Hiç kimseye, ülkeye de ipotek bence koyamayız ve konulamaz. Yeterince açık oldu mu?

    Behramoğlu söylediklerinin heyecanıyla bir ara iyi ce gerilime geçti ve aniden ayağa fırlayıp şiir okumaya başladı. Okuduğu mısralar ruh halinin bir tür aynasıydı.

    Cellat uyandı yatağında bir gece
    "Tanrım" dedi "Bu ne zor bilmece :
    Öldürdükçe çoğalıyor adamlar
    Ben tükenmekteyim öldürdükçe..."

    Hemen her kelimesi Türkiye'deki mevcut anayasal düzeni yıkma söylemleriyle dolu toplantılar bu görüntülerle sona erdi. Ülkede yaşayan insanların en temel özgürlük taleplerine karşı çok sert açıklamalar yapan hukuk çevrelerinden "hukuku askıya alalım " açıklamalarına en küçük bir tepki gelmedi. Bu da Türkiye'de kamu alanında korkulacak seviyede bir siyasallaşma olduğu tezlerini haklı çıkartacak bir görüntü oluşturdu. SAMANYOLU HABER

    *******

    okumamaştım... en güzeli ne biliyormusun? maskeler düştü, kimlerin neye ve kime hizmet ettikleri aşikar şekilde görünür oldu... Ülkemiz üzerinde dönen kumpasların boşa çıkması dileğiyle... Allah'ım yardımcımız olsun...



    Düzenleyen catakadir gün: Monday, March 24, 2008 saat: 21:57
    Bağlanti :: ::

    2008-03-24 06:47:13 - ..

    Yazan: atalet
    ben değil..
    ama buna çok itiraz edecek çıkacaktır..

    biz .. yeter ki onursuz olmasın aşk diyelim..
    burdan her zamanki gibi..

    *******

    itiraz eden etsin, gerçekler itiraz etmekle değişir miki? ;)

    Düzenleyen catakadir gün: Monday, March 24, 2008 saat: 21:51
    Bağlanti :: ::

    « Önceki - Sonraki » « Önceki - Sonraki »
    Turk Bayrağı

  • YORUMSUZ
  • Bİ TANEM

    Google
    Web catakadir.blogcu.com



    YASAK HEMSERİM

    CUMHUR BAŞKANIM